AKP İktidarı’na yakınlığıyla bilinen Cengiz Holding her kıyımın altından kendini gösteriyor.

Son günlerde işçi kıyımı ile gündeme gelen Cengiz Holding’in doğa kıyımı sicili de epey kabarık; Hasankeyf’ten, 3. Havalimanı İnşaatına, Akkuyu’dan Cerattepe’ye kadar birçok projenin altından Cengiz Holding çıkıyor

Mardin’in Mazıdağı ilçesinde bulunan Cengiz Holding’e ait Eti Bakır Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Fabrikası’nın Diyarbakır-Mardin-Mazıdağı Demiryolu inşaatında çalışan 118 işçi, koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı çalışma koşullarının düzeltilmesini talep etmeleri üzerine 15 Nisan’da işten çıkarıldı. İşten çıkarmaların, Meclis’te “işten çıkarmaların 3 aylığına yasaklanmasına” dair teklifin görüşüldüğü sırada yaşanması dikkati çekti.

 

Cengiz Holding, daha önce de 17-25 Aralık 2013 tarihinde AKP ve Gülen Cemaati arasında yaşanan çatışmaya ilişkin ortaya çıkan ses kayıtlarında yurttaşlara küfür eden Mehmet Cengiz ile gündeme gelmişti.

Hasankeyf’ten Akkuyu’ya

Cengiz Holding, uzun yıllardır hükümetten aldığı ihaleler, işçi kıyımı ve doğa katliamlarıyla tartışmaların odağında. Mezopotamya Ajansı’ndan yer alan habere göre, 2010 yılında 422 milyonluk vergi borcunun silinmesi iddialarıyla çokça tartışılan holding, AKP döneminde Cerattepe’deki madencilik faaliyetleri, Akkuyu Nükleer Santrali, İstanbul 3’üncü Havalimanı inşaatı ve Hasankeyf Baraj inşaatıyla ilgili kimi ihaleleri alarak, buradaki faaliyetleriyle de isminden sık sık söz ettirdi.

Holding, son olarak 2018’in Aralık ayında ihalesini aldığı ve geçtiğimiz günlerde 118 kişinin işine son verdiği Diyarbakır-Mardin-Mazıdağı Demiryolu inşaatıyla tartışma konusu oldu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılan 53 kilometrelik Demiryolu inşaatı ihalesinde en düşük teklif 380 milyon 615 bin TL olmasına rağmen, “fiyat dışı unsurlar” gerekçesiyle  ihale 489 milyon 637 bin TL karşılığında Cengiz Holding’e verildi.

AKP özelleştirdi Cengiz Holding girdi

Holding, AKP’nin iktidara geldiği 2002’den sonra başlayan özelleştirme programlarıyla birlikte bölge kentlerinde faaliyetlerine başladı. AKP, iktidara geldikten sonra devlet işletmelerinden biri olan 1939 yılında kurulan Etibank’a bağlı Eti Bakır’ın birçok ildeki işletmelerini özelleştirdi. Holding, 2011 yılında bölgede faaliyet yürüten Eti Bakır’a ait tek işletme olan Mardin Mazıdağı Fosfat Tesislerini bünyesine kattı.

İşçi kıyımı, doğa talanı

Mazıdağı’nda 1974 yılında kurulan tesisin holding bünyesine geçmesinin ardından, devletin 1978 yılında kamulaştırma kapsamında mahallelilerden aldığı araziler de holdingin bünyesine geçti. Holdingin bölgede faaliyet göstermesinin ardından ise, bölgedeki 11 kırsal mahalle boşaltılma tehlikesi altına girdi. Yine, işçi kıyımı ve doğa talanı had safhaya ulaştı. Holding, 2018 yılının Mayıs ayında da çalışma koşulları ve alamadıkları ücretleri nedeniyle iş bırakma eylemine giren 250 taşeron işçinin işine son vererek, sözleşmeleri tek taraflı feshetti.

Fabrika ve mahalleler arasına karakol inşa etti

Holding, tüm bunların yanı sıra sürekli kapasitesini artırmak amacıyla maden cevheri çıkardığı alanları genişletti. 2018 yılı itibariyle fabrika sahasını genişletmek amacıyla çalışmalarını sürdürdüğü bölgelerde meşe ve alıç ağaçlarını kepçelerle sökerek, mahallelerin 150 metre mesafesinde dinamit kullanarak, doğa katliamı gerçekleştirdi.

Yine, holding işlerini daha rahat yürütmek için finansman sağlayarak, fabrika ile mahallelerin orta kısmına 2018 yılında büyük bir jandarma karakolunun inşa edilmesini sağladı.

Siyanür soruları cevapsız kaldı

Tüm bunların yanı sıra, 2019 yılının başlarında holdingin bölgede siyanür havuzu kurmayı planladığı iddia edildi. İddianın ortaya çıkmasının ardından aralarında dönemin HDK Eş Sözcüsü Onur Hamzaoğlu’nun da olduğu sivil toplum örgütü temsilcileri bölgede incelemelerde bulundu. Alınan numuneler ve yapılan incelemelere dair rapor hazırlayan HDP Ekoloji Meclisi bölgedeki iddiaların incelenmesi gerektiği vurgulayarak, siyanür tehlikesine dikkat çekti. Yine, firmanın bugüne kadar iddiayı yalanlayan tek bir açıklama yapmaması kuşkuların daha da güçlenmesine neden oldu.

Konuya dair HDP’nin kent milletvekillerinin Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın cevaplaması istemiyle Meclis’e sunduğu önergelere de aradan geçen 18 aya rağmen cevap verilmedi. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı ise, soru önergesine verdiği yanıtta siyanür iddialarını cevaplamayarak, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün bölgede faaliyeti olmadığını söylemekle yetindi.

Doğanın katledilmesine göz yumuldu

Cengiz Holding’in bölgedeki faaliyetlerine göz yumulduğunu belirten Mardin Ekoloji Derneği üyesi Derya Akyol, Mazıdağı’nda Eti Bakır bünyesinde faaliyet gösteren ve şu an alanı genişletilen Gübre Tesisleri’nin ÇED raporuna dikkat çekti. Holding’in hazırlamış olduğu ÇED raporunda Kastamonu’ndan getirilen pirit maddesi ile sülfirik asit üretildiği ve bölgede kullanıldığını belirten Akyol, bunun başlı başına bir ekolojik sorun teşkil ettiğini vurguladı.

Firmanın hazırlamış olduğu ÇED raporunda tesis alanının “Yaban hayatı koruma ve geliştirme alanı, tarım arazisi ve ekolojik öneme sahip alan” olduğunun belirtilmesine rağmen inşaata izin verildiğine söyleyen Akyol, “İnşaat olan yerde doğa katliamı olacağı bilinmesine rağmen ekolojik öneme sahip olan bir alan Cengiz Holding’in emrine sunulmuş, doğa ve yaban hayatının katledilmesine göz yumulmuştur” dedi.

Akyol, “Cengiz Holding Hasankeyf’te olduğu gibi burada da tarihi, kültürel ve ekolojik hayatı yok etmek üzere faaliyetler sürdürüyor” diye konuştu.

 

Haber Bilal Macit

Paylaş