• Per. Eki 1st, 2020

İMC Haber 24

Haber sokakta, haber yerde!

Ayşe Turgul / İsviçre Parlamentosu ve Son İsviçre Seçimleri Üzerine Değerlendirme

Bugünkü yazımda İsviçre 20.10.2019 tarihinde yapılan ve bugün sonuçlanacak olan genel seçimleri değerlendirmek istiyorum.
İsviçre Parlamentosu 200 üyeli Ulusal Konsey (Nationalrat) ve 46 üyeli Eyaletler Konseyi’nden (Ständerat) oluşur. Ulusal Konseye Eyaletler en az bir olmak üzere nüfusun çokluğuna göre belirlenen sayıda Vekil gönderir. Eyaletler Konseyine ise ‘tam’ Eyaletler iki, ‘yarım’ Eyaletler bir Vekil gönderir. Ulusal Konsey seçimleri 20.10.2019 tarihinde tamamlandı. Eyaletler Konseyinin seçimlerinin bugün tamamlanmış olacak. Bu farklılık nereden geliyor; Eyaletler Konseyine temsilci vekilin seçimi Eyaletlerin (Kantonların) yetkisinde hem seçim zamanı hem seçim yöntemi Kanton yasaları ile belirleniyor ve uygulanıyor, 1867 yılına kadar Kanton Parlamentosu kendi içinden bu vekilleri seçiyordu, takip eden yıllarda aşamalı olarak pek çok Kanton vekillerin halk tarafından seçilmesine karar verdi. Benim yaşadığım Kanton Bern bu değişikliği son Kanton olarak 1977 de yaptı. Bern’de Eyaletler Konseyine Vekil seçimi Ulusal Konseye Vekil seçimi ile eş zamanlı yapıldı oyların yarısından fazlasını elde etmek gerekiyor (kesin çoğunluk) ve kimse bunu yakalayamadı, ikici kez seçimlere gidildi bu kez en fazla oy (rölatife çoğunluk) alan seçiliyor. Kantonların seçim uygulamaları ve seçim yasaları yıllar içinde daha fazla benzerlikler içerse de hala farklı uygulamalar var.
Ulusal Konsey seçimi tarihsel bir değişime damgasını vurdu. Neue Zürcher Zeıtung, Zürihde yayınlanan en büyük gazetelerden biri, bu durumu Toprak kayması benzetmesi ile verdi. Ne oldu? Yeşiller Partisi ve Yeşil Liberal Parti beklenmeyen bir başarı ile Parlamentoda koltuk sayısını artırdı ve Ulusal Konseydeki sağ bloğun çoğunluğunu ve hakimiyetini kırdı. Parlamentoda hala en güçlü Parti olmakla birlikte Milliyetçi Parti ve diğer sağ Partilerle birlikte benim de üyesi olduğum Parlamentonun ikinci güçlü Partisi Sosyal Demokrat Parti de seçimlerden yenilgi ile çıktı.
Yeşillerin başarısı Yeşiller kadar Sosyal Demokratların da başını döndürdü. ‘Kardeş’ Partinin başarısı büyük takdir gördü ve sevindirdi. Sosyal Demokratların ama ciddi bir analiz yapması ve son yüzyılın bu ağır yenilgisinin nedenlerini tespit etmesi gerekiyor. Özeleştiri vermek ve kritik cesaret ister, bakalım Sosyal Demokratlar bu cesareti gösterebilecekler mi. Şimdiye kadar yer aldığım Parti ve Delege Toplantılarında henüz bunun izlerini göremedim. Yeşillerin başarısını dünya çapında gündem olan iklim ve doğanın katliamına son verilmesi, koruyucu tedbirlerin derhal alınması, doğrultusundaki kitlesel eylem ve hareketlerin etkisi ile açıklamak çok da ikna edici değil. Sosyal Demokrat Parti (SP) yıllardır iklim ve doğa için mücadele ediyor, yeşillerden önce başlayan bu mücadele bugüne kadarki başarıların da sahibidir. Peki neden bu seçimlere yansımadı? SP politikalarını sorgulamadan bu soruya cevap bulamayacak. Yeşillerin yapıp SP olarak bizim yapmadıklarımızı da görmemiz gerekiyor.
Parti üyeliğimin başladığı 1996 yılından bugüne benim gözlemlediğim ve tanık olduğum Partinin yıldan yıla daha fazla sağa (merkeze) kayması, kendi değer ve ilkelerinden daha fazla taviz vermesi. Uzlaşmacı politikaların her geçen gün daha güçlü parti politikalarına damgasını vurması. Partinin temsil ettiği tabanın değişmesi, parlamenterlerin yapı ve karakterinin değişmesi. İşçi ve emekçi taban diğer Avrupa ülkelerine göre İsviçre’de ciddi farklılıklar gösteriyor, emekçilerin büyük kısmı hizmet sektöründe çalışıyor. Çiftçiler SP’nin bugüne kadar kazanılamadığı bir tabanı temsil ediyor.
Daha geniş bir tabanı kucaklama amacıyla sürdürülen çabalar, orta sınıfın ağırlığını parti içinde artırdı. Bunun yansımasını Politikacıların kimliklerinde de ifadesini buluyor. Politikacıların %99 u üniversite mezunu, meslek olarak hukukçu, öğretmen, hemşire, değişik sosyal kurum ve kuruluşlarda çalışanlar şehir planlamacısı, mühendis, mimar vb. az sayıda sendikacı.
SP sokakları terk etmeye, salon Partisi olmaya doğru gidiyor. Bu temelde gelen eleştirileri haklı buluyorum. Gösteri ve yürüyüşlerde gözlerim SP üyelerini ararken, Yeşiller benimle omuz omuza
alanlardalar, tüm politikacılarıyla ve taraftarlarıyla birlikte.
Parti içindeki düzen ve strüktürel yapılanmanın enerji tüketici boyutlara ulaştığı eleştirisini de haklı bir eleştiri olarak görüyorum. Kadın Grubu, Göçmen Grubu, 60 yaş ve üzeri Grubu, Yurtdışında yaşayan üyeler Grubu, Genç Sosyalistler Grubu. Mahalle, Şehir, Kanton ve İsviçre Geneli parti örgütlenmeleri, tabandan tavana tüm gruplar içinde olduğunu da dikkate alırsak, boğucu olmaya başlayan yapılanmayı daha iyi kavrarız. Her yapılanmanın yılda 4-5 toplantı yaptığını düşünürsek, kendimden örnek verecek olursam, kadın olarak Kadın Grubunun, göçmen geçmişimle Göçmenler Grubunun doğal üyesiyim. Bugüne kadar bu Gruplar içinde aktif çalışmayı ret ettim ve mahalle örgütlenmesi ile sınırladım kendimi, bir yandan enerji tasarrufu, diğer yandan eşit hak ve hukuk içinde diğer partililerle omuz omuza ve yan yana mücadele etmeyi tercih ettiğim için. Bu konuyu ve düşüncelerimi bir başka yazıda ele almalıyım.
Seçim sonuçları ne getirdi: Hem Nasyonal Konseyde hem de Eyaletler Konseyinde genel Tablo: daha Genç, Yeşil ve daha fazla kadın parlamenterden oluşan bir Parlamento. Ülke Politikası kesin ciddi değişikliklere gebe.
Herkes için daha adil ve özgür bir yaşam için mücadeleye devam. Umutla kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir