Aysel Tuğluk için ”geç olmadan” adalet çağrısı

0

“Aysel Tuğluk’a Özgürlük İçin 1000 Kadından Çağrı” sloganıyla başlatılan imza kampanyasına yazar, filozof ve akademisyen Silvia Federici ile feminist yazar, aktivist ve akademisyen Angela Davis destekte bulunarak, “Aysel barış savaşçısı. Yüzlerce genç kadına büyük esin kaynağı olmuş bir kadına böyle davranılmasını kabul edemeyiz. Aysel Tuğluk özgür olmayı hak ediyor” dedi.

Kandıra F Tipi Cezaevi’nde tutulan Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un sağlık sorunlarına dikkat çekmek amacıyla “Aysel Tuğluk’a Özgürlük İçin 1000 Kadından Çağrı” başlığıyla 6 Ocak 2022 tarihinde imza kampanyası başlatılmıştı. İmza kampanyası 54 ülkeden 6 bin kadının imzasına ulaştı. Kampanyaya yazar, filozof ve akademisyen Silvia Federici ile feminist yazar, aktivist ve akademisyen Angela Davis’ten de destek geldi. Silvia ve Angela, Aysel Tuğluk’un serbest bırakılması ve tedavi hakkına erişmesi için serbest bırakılması için çağrı yaptı.

‘Aysel barış savaşçısı’

Kürtler için adalet istedikleri ve barış çağrısı yaptıkları için zulme uğrayan Türkiye’deki kadınlara destekte bulunduğunu ifade eden akademisyen Angela Davis, politik eylemlerinden dolayı Kürt kadınlarının cezaevinde olmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Angela, “Cezaevinde olan kadınlar arasında halkın seçilmiş temsilcisi olduğu zamanlarda yaptığı konuşmalardan dolayı hüküm giyen Aysel Tuğluk gibi eski milletvekilleri de var. Aysel partisinin ilk eşbaşkanı, insan hakları savunucusu ve barış savaşçısıdır. Şimdi de hızla yaşamını söndüren tedavisi olmayan bir hastalığın pençesinde cezaevinde çürümeye mahkum edilmektedir” dedi.

‘Aysel Tuğluk benim kız kardeşim’

“Düzmece tıbbi raporlarla” Aysel’in cezaevinde tutulduğunu söyleyen Angela, şunları belirtti: “İnsani ilkelere göre Aysel Tuğluk’un kendi yatağında ve sevdiklerinin arasında veda edebileceği evine dönmek üzere serbest bırakılması gerektiği açıktır. Aysel Tuğluk şiddete başvurmayan barış savaşçısı olduğu için bu zalimane ve insanlık dışı cezanın hedefinde. O cesur Kürt kadın liderler dalgasının parçasıdır. Aysel Tuğluk benim kız kardeşim ve ben her zaman kız kardeşlerimin yanında dururum.”

‘Aysel’in cezaevinde olması kabul edilemez’

Aysel Tuğluk’un devam eden tutsaklğı karşısında öfkelerini dile getiren imzacı kadınlarla dayanışma içinde olduğunu dile getiren feminist yazar Silvia Federici de Aysel’in tek suçunun on yıllardır süren silahlı çatışmaya barışçıl çözüm talep etmek olduğunu kaydetti. Silvia, “Ülkelerinde özgür insanlar olarak yaşamak istedikleri için hapiste olan Kürt kadınları ve müttefikleri ile tam dayanışma içindeyim. Erdoğan rejimi tarafından ‘barış süreci’ denilen sürecin bozulmasına karşı çıktığını ifade etme cesaretini gösteren Aysel gibi kadınların cezaevinde tutulmasını kabul edemeyiz” ifadelerini kullandı.

‘Aysel Tuğluk kadınların esin kaynağı’

Demokratik yollarla parlamentoda seçilen Aysel’in Kürt halkının temsilcilerinden biri olduğunu vurgulayan Silvia, Aysel’in cezaevinde olmasını “bir skandal” olarak değerlendirdi. Silvia, “Mahpusluğunu daha da büyük bir eziyet haline getiren ve kabul edilmez olmasının diğer nedeni de ölümcül bir hastalığa yakalanmış olması ve sağlığının hızla kötüleşmesidir. Bugün Türkiye cezaevlerinde tutulan ölümcül derecede hasta olan Aysel Tuğluk gibi birçok siyasi tutsak var. Aysel Tuğluk’un hemen salıverilmesi, halkıyla yeniden kucaklaşması, arkadaşlarının ve ailesinin bakmasına izin verilmesi gerekiyor. Yüzlerce genç kadına büyük esin kaynağı olmuş bir kadına böyle davranılmasını kabul edemeyiz. Aysel Tuğluk hayranlığımızı ve saygımızı hak ediyor. Aysel Tuğluk özgür olmayı hak ediyor” diye seslendi.

‘Hukuksuzluğu görünür kılmak için mücadelemiz devam edecek’

Aysel Tuğluk’a özgürlük için yola çıkan, ABD, Almanya, Finlandiya, Hindistan ve Lübnan gibi dünyanın dört bir yanındaki ülkeler ve Türkiye’nin her köşesindeki kadınlar olarak çağrılarını yinelediklerini ifade eden kampanya grubu, sağlık kurumlarının hazırladığı “cezaevinde kalamaz” raporlarının dikkate alınmasını ve insan haklarına uygun karar verilerek Aysel’in derhal serbest bırakılması gerektiğini söyledi. Kampanya grubu, “Hasta mahpusların tahliyesi ulusal ve uluslararası mevzuatın ve sözleşmelerin gereğidir. Herkesin evinde ve sevdiklerinin arasında yaşama ve tedavi görme hakkı vardır. Hasta mahpusların sağlığa erişim haklarının önündeki engeller kaldırılmalıdır. Bizler yaşama hakkına sahip çıkıyoruz. Adalet Bakanlığının ve Adli Tıp Kurumunun siyasi saiklerle değil bilimsel raporlar temelinde, hukuka ve insan haklarına uygun biçimde hareket etmesinin zorunluluk olduğunu hatırlatıyoruz. Başta Adalet Bakanlığı ve Adli Tıp Kurumu olmak üzere tüm kurumlara hukuki, etik görevlerini ve Aysel Tuğluk’un hayatıyla ilişkili sorumluluklarını hatırlatmak için dilekçelerimizi yolluyoruz. Bu hukuksuzluğu görünür kılmak için eylemlerimize ve mücadelemize devam ediyoruz. Sizleri de bu sürecin takipçisi ve destekçisi olmaya çağırıyoruz” diye belirtti.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here