• Paz. Eki 25th, 2020

İMC Haber 24

Haber sokakta, haber yerde!

Ayşe Turgul/
Sağlık ve Politika Köşesi ve İMC Haber24’de Yazmaya Başlarken

Aysel Turgul

Herkese merhaba! Bu sitenin kuruluşunda emeği geçen arkadaşlara teşekkür eder ve başarılar
dilerim. İMC Haber24’ün önerisi ile gündeme gelen, sağlık ve politika üzerine makaleler yazabileceğim,
okuyucular ile tartışabileceğim bir köşeye sahip olma düşüncesi, onurlandırıcı, sevindirici ama bir o
kadar da ürkütücü. Okumak, düşünmek, yazmak günlük yaşantımızın ta kendisi, ama köşe yazarlığı
sanırım biraz daha fazlasını gerektiriyor, demek istiyorum ki, bir ilke adım atıyorum. Dilerim hepimiz
için başarılı bir çalışma olur.
Bir otoriteden öte, sizlerle bildiklerini paylaşan, tartışan sizden biri olarak bu köşede var olmayı arzu ediyorum. Sağlık konusunda söz söyleme cesaretini genel iç hastalıkları uzmanlığından, politika üzerine söz söyleme cesaretini de yıllardır aktif politik yaşamın içinde oluşumdan alıyorum.
Sağlık ve Politika? Evet! Sağlık ve politika inanılanın ötesinde birbiriyle içiçe olan, birbirinden
ayrılamaz iki tema. Kavramsal olarak farklı ve aktivite alanları farklı da olsa, toplumsal yaşamın hemen
her alanında yan yana/karşı karşıya veya iç içedirler.
Dünya sağlık örgütünün (WHO) sağlık tanımlamasına bir bakalım;
‘ Sağlıklı olma durumu bütünüyle bedensel, ruhsal ve sosyal olarak iyi olma durumudur ve bu
sadece hasta veya engelli olmama durumu değildir. Mümkün olan en iyi sağlık durumuna sahip
olmak her insanın temel insanlık haklarından biridir, ırk, din, politik düşünce, ekonomik veya sosyal
konum ayrımı yapmadan.’
Tamda bu tanımlamanın ifade ettiği gibi ‘bedensel, ruhsal ve sosyal bütünlüklü iyi olamak’ politik
kararlardan bağımsız mümkün değil. Her devletin, her iktidarın, her partinin bir sağlık politikası vardır
ve olmak zorundadır, bu politikalar her bir insanın ne kadar iyi (sağlıklı) olabileceğinin çerçevesini
çizer.
Okuyucularımın çoğunluğunun kentsel alanlarda yaşadığını varsayarak ve kentsel yaşamda var olan
biri olarak, sağlık ve politikanın birkaç ortak alanını burada anmadan geçemeyeceğim; temiz içme
suyunun sağlanması, atık suların arıtılması, atıkların/çöplerin toplanıp bertaraf edilmesi, barınma ve
ısınma ihtiyacının sağlanması, salgın hastalıkların önlenmesine yönelik tedbirler, kentin ve toplu
yaşam alanlarının temizliği, hava temizliği, doğanın korunması, doğal dinlenme ve yaşam alanlarının,
spor alanlarının düzenlenmesi, sağlık kurum ve kuruluşlarının inşası, bunlara toplumun tüm
bireylerinin ulaşımını olanaklı kılmak, kreşlerin, yaşlı ve bakım evlerinin inşası, sağlıklı çalışma
koşullarının yaratılması, meslek hastalıklarının önlenmesi, toplu taşıma, eğitim vb.
Bu saydığım alanların büyük bir kısmı belediyelerin hizmet alanına, bir kısmı da sağlık bakanlıklarının
yani merkezi devletin/hükumetlerin hizmet alanına girmektedir.
Sağlık ve politika üzerine Küçük bir örnek: 35 yıl çalıştığı fabrikanın kapanması sonucu işsiz kalan ve
vasıfsız işçi olarak 35 yıl öncesi gibi sıfırdan başlayarak, 17-18 yaşındaki işsiz gençlerle yarışarak, iş
aramak zorunda kalan 58 yaşındaki bir işçi ağır bir depresyona girer. Depresyon bir hastalıktır,
tedavisi de mümkündür, hekim olarak biz devreye girer, tüm tıbbi bilgi ve birikimimizle tedaviye
yöneliriz. Tedavide başarı şansımız neden-sonuç ilişkisini çözmemize bağlıdır. Hepimizin bu bir iki
cümleden rahatlıkla okuyabileceği gibi, ‘neden’ ileri bir yaşta, emekliliğe kadar çalışmanın
düşünüldüğü bir iş yerinin bir anda ortadan kalkması, bu yüzden ortaya çıkan işsizliktir. ‘Sonuç’ ise
emeklilik yaşıma kadar ne yapacağım? nerede nasıl iş bulacağım? 35 yıllık emek ve çalışmadan sora,
sosyal yardıma muhtaç mı olacağım? Sorularının eşliğinde gelecek korkusu, hayal kırıklığı,öfke,
üzüntü, çaresizlik ve depresyon. İşsizlik sorunu çözüldüğünde depresyonunda ortadan kalkacağı veya

kısa zamanda aşılacağı kesin. Bu noktada zentral ve lokal politik sahneye çıkıyor. İş olanakları, İşsizlik-
Sigortası, ileri yaştaki işçilerin istihdamı politik karar ve adımlarla çözülebilecek problemler.
Günümüzde bu henüz gerçek anlamda çözülmemiş toplumsal problemlerden birisi, bu alanda deşişik
çözüm önerileri tartışılıyor, önerilen bir çözüm; emeklilik yaşına kadar, sosyal-tanıyıcı/tamamlayıcı
sorgusuz destek, muhtaçlık kavramının ötesinde bir yardım sunmak, bu da bir çeşit belediye
boyutunda emeklilik değil mi? Bu ve benzeri önerileri tartışırken, ister istemez, neden emeklilik yaşı
yükseltiliyor sorusunu sormaktan kendimizi alamıyoruz. Sağlıklı yaşam, tıpta, bilimde ve teknolojideki
gelişmeler, insan ömrünü uzatırken, yeni doğumlar da kontrol altına alındı ve azaldı, sonuçta
yaşlıların çoğunluğu oluşturduğu bir toplumsal yapıya ulaştık, öyle ki çalışanların ödediği emeklilik
primleri emeklilik maaşlarını karşılayamaz hale geldi. Beklenilen insan ömrünün -özellikle Avrupa’da-
kadınlarda 85, erkeklerde 80 yaşa ulaşması emeklilik yaşının da uzatılmasını beraberinde getirdi.
İsviçre’de emeklilik yaşı kadınlarda 64, erkeklerde 65. Sağ politikacılar (konservativler/ liberaller/
milliyetçiler) emeklilik yaşını dahada yükseltmek istiyorlar, İsviçre’de önce kadınların da emeklilik
yaşını 65’e çıkarmayı denediler, halk reddetti. Son yıllarda herkes için emeklilik yaşını 67’e çıkarmayı
yüksek sesle konuşuyorlar Çözüm mü? Hayır! 50 yaş üzerinde çalışanların işten çıkarılmasını
engelleyecek düzenlemeler olmadan, atılan bu adımlar yeni sorunlar yaratarak, var olan problemin
çözümüne değil, bir başka alana kaydırılmasına yol açacaktır. Çok sayıda genç emekliler yerine, çok
sayıda yaşlı işsizler ve sosyal yardıma muhtaç yaşlılar ordusu yaratılacaktır.
Bir tek sağlık problemini “depresyon”u tek bir biçimi ve tek bir yönüyle incelediğimizde dahi kendimizi
tamamıyla politikanın içinde buluyoruz. Bu nedenle köşemin adı ‘Sağlık ve Politika’. Talep ve istekleri
dikkate almakla birlikte, ilk iki konumdan birisi ‘Yorgunluk’ diğeri ‘depresyon’ olacak. Önceliği sağlık
sorunlarına vermekle birlikte, güncel olayların ışığında ağırlık bazen yerel politikalara kayacak.
Hepimize tekrar başarılar dileyerek, ilk sesleniş/ ön söz niteliğindeki yazımı burada noktalıyorum.
Şimdilik hoşca kalın.

Ayşe Turgul

İç hastalıkları uzmanı hekim = Fachärztin für Allgemeine Innere Medizin
Sosyal Demokrat Partiden Bern şehri belediye meclisi üyesi, İsviçre = SP Stadträtin, Stadt Bern

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir