• Çar. Eki 28th, 2020

İMC Haber 24

Haber sokakta, haber yerde!

Bilim insanlarından gece kuşlarına öneriler: Uyku alışkanlıklarınızı kısa sürede nasıl değiştirebilirsiniz?

Erken yatmak stres ve depresyon seviyelerini düşürerek zihin sağlığına fayda sağlıyor

Gece geç yatan kişilerin uyku alışkanlıklarını değiştirmenin ve böylelikle zihin sağlığını iyileştirmenin sadece birkaç basit püf noktasıyla mümkün olduğu ortaya çıktı.

Zihin sağlığı sorunları yaşayan “gece kuşları” genellikle kendi uyku alışkanlıklarıyla örtüşmeyen günlük iş ve okul yaşamlarına adaptasyon sorunu yaşıyor.

Ancak yeni bir araştırma, biyolojik saati alışılmış uyuma ve uyanma saatlerine ters olanların bu alışkınlıklarını değiştirmek için sadece 3 haftaya ihtiyacı olduğunu ortaya koydu.

Ortalama yatış saati 02:30 ve uyanma saati 10:15 olan 22 kişi üzerinde yapılan bir araştırma sonucu bilim insanları, erken yatmanın kişiyi daha az stresli, daha az depresif ve gün içinde uykuya daha az meyilli hale getirdiğini buldu.

Kişilerden üç hafta boyunca uyuma ve uyanma saatlerini çalışma ve izin günlerinde 2-3 saat öne çekmeleri ve sabit tutmaları istendi.

Sabahları uyandıktan kısa bir süre sonra kahvaltı yapmaları ve bol güneş ışığı almaları istenen kişilerden ayrıca her gün aynı saatte öğle yemeği yemeleri ve akşam yemeğini en geç saat 19:00’da yemeleri istendi.

Bulgular, kişilerin sabahki bilişsel (tepki zamanı) ve fiziksel (gücü tutma) performanslarında artış yaşandığını ve verimliliğin en yüksek seviyede seyrettiği zaman diliminin sabahtan öğlene kaydığını gösterdi.

Birmingham Üniversitesi İnsan Beyni Sağlığı Merkezi’nden çalışmanın ortak yazarı Dr. Andrew Bagshaw, “Gece geç yatma alışkanlığı sizi günlük yaşamınızda sıkıntıya sokuyor. Bunun da size gün içinde uyuklamaktan zihin sağlığınızın bozulmasına kadar pek çok olumsuz sonucu yansıması oluyor. Kişilerin evde bu sorunu çözebilecekleri basit yöntemler olup olmadığını görmek istedik” diye konuştu.

Bagshaw sözlerine şöyle devam etti:

Kişilerin alışkın oldukları uyuma ve uyanma saatlerini yaklaşık 2 saat geri çektiğimizde ortalama olumlu sonuçlar aldığımızı gördük. Araştırmanın en ilginç yönü de, zihin sağlığı ve algılanan uyuklama açısından da bir gelişme görmemiz oldu. Yani katılımcılar açısından gayet pozitif sonuçlar doğdu. Şimdi de uyku alışkanlıklarının beyinle nasıl bir ilişkisi bulunduğunu, bu bağlantının zihin sağlığına etkisinin ne olduğunu ve bu tür müdahalelerin uzun vadeli değişikliklere yol açıp açmadığını anlamalıyız.

Monash Üniversitesi Turner Beyin ve Zihin Sağlığı Enstitüsü’nden araştırmanın baş yazarı Dr. Elise Facer-Childs da, “Araştırmanın sonuçlarını geliştirmek için imkan sağlayarak ve farklılıkları kabullenerek sürekli baskı altında bulunduğumuz toplum hayatında en iyi üretkenliği ve performansı yakalamak adına yol kat edebiliriz” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir