• Çar. Eki 28th, 2020

İMC Haber 24

Haber sokakta, haber yerde!

Canan Kaftancıoğlu savunmasını tamamladı: Atatürk’ün oturduğu koltuğa saygısızlık etmem

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, mahkeme salonunda… Savunmasını tamamlayan Kaftancıoğlu, “Atatürk’ün oturduğu koltuğa saygısızlık etmem” dedi.

Kaftancıoğlu’nun 2012-2017 tarihleri arasında sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımları nedeniyle hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret”, “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret”, “Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılama”, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek” , “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla 4 yıl 10 aydan 17 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Kaftancıoğlu, beş ayrı suçtan 17 yıla kadar yargılandığı dava için Çağlayan Adliyesi’nde 3’üncü kez hâkim karşısına çıktı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP’li 80 il başkanı da Canan Kaftancıoğlu’na destek vermek için Çağlayan Adliyesi’ne geldi.

ERDOĞAN’IN AVUKATI: “KAFTANCIOĞLU’NA EN ÜST SINIRDAN CEZA VERİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ”

Duruşmanın başlamasıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Vekili avukat Ferah Yıldız, Kaftancıoğlu için “sanığın duruşmadaki hal ve hareketlerinden ötürü iyi hal indirimi uygulanmamasını en üst sınırdan ceza verilmesini talep ediyoruz” dedi.

KAFTANCIOĞLU’NUN SAVUNMASI

Savunmasına başlayan Kaftancıoğlu, cumhurbaşkanına hakaret etmediğini ve etmeyeceğini söyledi.

Kaftancıoğlu savunmasına şu şekilde devam etti:

“Cumhurbaşkanına hakaret etmedim, etmem. Mustafa Kemal Atatürk’ün oturduğu koltuğa saygısızlık etmek kimsenin hakkı ve haddi değildir.

Hiç bir kamu görevlisine alenen hakaret etmedim. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmedim.

Atatürk cumhuriyetinin il başkanı olarak devleti alenen ya da perdeli olarak aşağılamam düşünülemez. Terör örgütü propagandası yapmadım yapmam. TV programında terör örgütü propagandası yaptıysam incelenir ama yok.

Hakikati ortaya çıkarmak için benden çok sizin sorumluluğunuz var. insanlarımızın hukuka güvenmediği bir süreç sadece benim değil 82 milyonun süreci.

Söylediklerimi teşvik ve tahrik olarak algılamak insanları kine sürüklemektir. Cumhurbaşkanına hakaret; kimi zaman bağlarından koparılarak, kimi zaman da söylediklerimin suç olarak algılanması iddia makamı tarafından ifade edilerek gerçeklerden uzaklaşılmıştır.

Gerçekleri söyledim değil 17 yıl 27 yıl ile yargılasam bile gerçekleri söylemeye devam edeceğim.”

Kaftancıoğlu’nun önceki duruşmadan sonra okuduğu şiir de dava dosyasına girdi.

Canan Kaftancıoğlu, çıkışta şu açıklamayı yapmıştı:

“Yargılamayı bir kez daha görünce ve henüz deliller davanın genişletilmesi gibi talepler bile dikkate alınmadan, gülerek söylüyorum savcının mütalaasının CD olarak hazır olduğunu görünce aklıma Nâzım ustanın bir şiiri geldi: Sen bu kavgada/ bir nokta bile değil, bir küçük, eğri virgül, bir zavallı vesilesin!.. / Ben, kızabilir miyim sana?/Sen de bilirsin ki, benim âdetim değildir/bir posta tatarına/bir emir kuluna sövmek, efendisine kızıp uşağını dövmek.”

Kaftancıoğlu’nun savunmasını bitince avukatı söz aldı.

Avukat, Soruşturmanın genişletilmesi taleplerini yineleyerek tweetlerin paylaşıldığı dönemin koşulları ve bağlamlarının da araştırılmasını talep etti.

KAFTANCIOĞLU’NUN AVUKATI: “İDDİANAME HUKUKEN SAKATTIR”

“5 Temmuz ile alakalı atılan tweetin köprü üzerinde öldürülen askerle alakalı olduğu aşikardır. Yargıtay kararlarına istinaden müvekkilimizin terör örgütü propagandası yapmadığı ortadadır. Yargıtay kararları heyete sunulacaktır.  Müvekkilimizin halkı kin ve suça teşvik ettiğine yönelik yeterli kanıt bulunmamaktadır. İddianame hukuken sakattır. Mevcut İddianameyle yargılamanın yapılması hukuka aykırıdır. Sormak istiyorum müvekkilim neden şüphelidir? Hazırlanan bahsi geçen rapor neden yazılı talimat halinde güvenlik güçlerine verilmemiştir? Müvekkilimizin yargılanmasına ve şüpheli ilan edilmesine sebep veren rapor tamamen hukuka aykırı delillerle hazırlanmıştır. CMK 160’a göre Cumhuriyet Savcısı sanığın lehine ve aleyhine olan kanıtları toplamakla hükümlüdür yani sanığın da hakkını korumakla hükümlüdür.

AİHS 10, Anayasa’nın 25. maddelerine istinaden müvekkilimizin sosyal medya paylaşımları ifade özgürlüğüne girmektedir.”

Duruşma öncesi basın açıklamasında konuşan CHP Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, “Bu dava yalnızca Canan Kaftancıoğlu’nun değil bu dava hepimizin davası” dedi.

“YALNIZCA KAFTANCIOĞLU DEĞİL, DÜŞÜNCE VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ YARGILANIYOR”

Muharrem Erkek şunları söyledi:

“Bu davada Canan Kaftancıoğlu yargılanmıyor yalnızca, bu davada düşünce ve ifade özgürlüğü yargılanıyor. Bu davada demokrasi yargılanıyor. Bu davada İstanbul’un iradesi yargılanıyor. Bu dava yalnızca Canan Kaftancıoğlu’nun değil bu dava hepimizin davası. Biz her zaman onun yanında olacağız.

“ADALETSİZLİKLERİ İŞLEYEN SEFİLDİR, ZAVALLIDIR, PEJMÜRDEDİR”

Değerli adalet savunucuları, bugün ülkemizde  bir siyasi parti genel başkanı huzurunda hâkim savcı kuraları çekiliyor. Bir yargının yürütmenin tahakkümü altında nasıl zor günler geçirdiğini biliyoruz. Biz bugün yargının bağımsız ve tarafsız olmadığını biliyoruz. Biz bugün yargılamayı yapan 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nin de bağımsız ve tarafsız olmadığını biliyoruz. Ama şunu asla unutmayacağız; adaletsizlikleri çeken değil, adaletsizlikleri işleyen sefildir, zavallıdır, pejmürdedir.

“ADALETSİZLİKLERİ İŞLEYENLER, ASIL FATURAYI MİLLETİMİZE ÖDETİYOR”

Bugün, Cumhuriyet gazetesinin çalışanları yazarları, çizerleri cezaevindeyse; bugün Sözcü gazetesinin çalışanları, yazarları, Emin Çölaşan, Necati Doğru yargılanıyorsa, siyaset yapan insanlar gazeteciler akademisyenler yargılanıyorsa hukuk devleti adalet bitmiş demektir. Ama faturayı milletimiz ödüyor. Ekonomik kriz derinleşiyor. İşsizlik yoksulluk büyüyor. Çünkü adaletin olmadığı yerde hiçbir şey olmaz kalkınma da olmaz. Aş iş ekmek de olmaz. Bu adaletsizlikleri işleyenler, bu kumpas davalarını, siyasi davaları yürütenler asıl faturayı milletimize ödetiyor. Biz demokrasi için hak hukuk adalet için her türlü bedeli ödemeye hazırız.

Bugün Türkiye yönetilmiyor, savruluyor. Ama milletimiz haklıyı haksızı ayırıyor. 31 Martt’a olduğu gibi 23 Haziran’da olduğu gibi. Milletin vicdanında adalet tecelli ediyor edecek de. Biz demokrasiye adalete inanan milyonlarla birlikte Canan Kaftancıoğlu’nu asla yalnız bırakmayacağız.

Biz ülkemizdeki tüm adaletsizlikleri ortadan kaldıracağız. Bizim mücadelemiz demokrasi mücadelesi hak hukuk adalet mücadelesidir.

“CHP’YE GÖZDAĞI VERMEK İÇİN AÇILAN BU DAVA, DEMOKRASİYE KARŞI BİR DARBEDİR”

Kaftancıoğlu’na destek vermek amacıyla açıklama yayımlayan CHP’li İl Başkanları ise“Cumhuriyet Halk Partisi üzerinden toplumsal muhalefete gözdağı verilmek için açılan bu dava, ifade özgürlüğüne ve demokrasiye karşı açıkça bir darbedir” dedi.

“BAŞTAN SONA SİYASİ BİR DAVADIR”

Kaftancıoğlu’na destek vermek amacıyla CHP’li 80 il başkanı tarafından yayımlanan destek bildirisinde, “Kaftancıoğlu davası, soruşturmanın başlatılmasından, iddianamenin hazırlanmasına kadar baştan sona siyasi bir davadır. Bu dava ile yalnızca Kaftancıoğlu değil CHP yargılanmaktadır. Demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne inanan herkesi Çağlayan Adliyesi’nde buluşmaya davet ediyoruz. Asla yalnız yürümeyeceksin Canan Kaftancıoğlu!” denildi.

153 SANATÇIDAN DESTEK MESAJI

Kaftancıoğlu’na 153 sanatçıdan da destek açıklaması geldi. Arif Sağ, Ataol Behramoğlu, Barış Atay, Bedri Baykam, Bülent Emrah Parlak, Cahit Berkay, Edip Akbayram, Erdal Erzincan, Fazıl Say, Ferhan Şensoy, Genco Erkal, Leman Sam, Müjdat Gezen, Rutkay Aziz, Zülfü Livaneli ve Murathan Mungan gibi kültür sanat dünyasının önemli isimleri Kaftancıoğlu’na destek açıklamasında bulundu.

Sanatçılar yayınladıkları bildiride “Bugüne kadar her koşulda barışı ve kardeşliği savunan Kaftancıoğlu’nun hukuksuz bir şekilde yargılanmasına itiraz ediyoruz. Canan Kaftancıoğlu 16 milyon insanın sesidir, bu sesin susturulmasına izin vermeyeceğiz.16 milyon İstanbulluyla birlikte seninleyiz Canan. Asla yalnız yürümeyeceksin” ifadelerini kullandı.

Kaynak: TarafsızhaberAjansı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir