Şakran Cezevi’nden tahliye olan Meliha Kayacı, salgın nedeniyle ücretsiz dağıtılan maskenin 7 TL’ye satıldığını, karantina koğuşu için diğer koğuşların birleştirildiğini ve kanser hastasının tedavi edilmediğini söyledi.

İzmir’de 8 Şubat 2012 tarihinde “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanan ve 12 Nisan’da tahliye edilen Meliha Kayacı, kaldığı Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’ndeki koşulları ve yaşanan hak ihlallerini anlattı. Şakran’da koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı önlemlerin alınmadığını belirten Kayacı, cezaevi yönetimi tarafından haftada bir defa koğuşların dezenfekte edildiğini söyledi. Cezaevlerinde tecridin uygulandığını vurgulayan Kayacı, “Mektuplarımız bize verilmiyor. Kütüphanede ve depoda bulunan kitaplarımızı personel kendini izole ediyor ve personel yetersizliğinden dolayı vermediklerini söylediler” diye belirtti.

Ruken Demir’in Mezopotamya Ajansı’nda yer aşan haberine göre, manav ve kantinden ürünleri sınırlı olarak alabildiklerini vurgulayan Kayacı, mecburi olarak fahiş fiyatlara alışveriş yaptıklarını söyledi. Kantin fiyatlarının her hafta artığının altını çizen Kayacı, “Limon kilosu 10 TL, sarımsağın 250 gramı 25 TL’den satılıyor. Bu da cezaevinde bulunan tutukluların alım gücünü düşürmeye yönelik bir politikadır. Sıcak su saatlerinde ise değişik tarihlerde değişik tarihlerde yazdığımız dilekçeler sonucunda sıcak su akşam 18.30 ve 23.00 saatleri arasında veriliyor. Fakat aynı saatlerde bütün cezaevine sıcak su verildiği için çok az su akmasına neden oluyor” diye ifade etti.

HASTALIK BULAŞMA RİSKİ VAR

Şakran T Tipi Cezaevlerine bakan doktorun aynı olduğunu belirten Kayacı, “Doktorun virüse yakalandığı iddia ediliyor. Oysa bu doktor bizim koğuşta bulunan iki küçük çocuğu muayene etti. Bize herhangi bir test yapılmadı. Geçen 2 hafta da birçok arkadaşımızda halsizlik, mide bulantıları, vücudun beli kısımlarında ağırılar, boğaz ağırılar ve sürekli ağızlarda yaralar çıkmaları gibi sağlık sorunlar yaşandı. O yüzden hızlı bir şekilde test yapılması gerekir. Ki bu cezaevlerinde uzun yıllar kalan birçok tutuklunun kronik hastalıkları var” dedi.

YEMEKLER SALÇA VE YAĞDAN İBARET

Cezaevinde dağıtılan yemeklerin sağlıksız olduğunun altını çizen Kayacı, virüse karşı bağışıklığı güçlendirecek yemeklerin verilmediğini aktardı. Yemek dağıtan personellerin bazen ellerinde eldiven ve ya yüzlerinde maskelerinin olmadığını vurgulayan Kayacı, “Yemeklerin içeriği bol salça ve yağ bulunuyor. Virüs ortamında tutukluların güçlü bir kahvaltı yapması gerekirken bize piknik diye tabir ettiğimiz küçük kutularda kahvaltılar veriliyor” dedi.

KANSER HASTASI TEDAVİ EDİLMİYOR

Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan siyasi koğuşta 3 çocuğun olduğunu belirten Kayacı, bu çocukların cezaevi ortamında hızlı virüs kapabileceğini söyledi. Cezaevinde bulunan ağır hasta tutuklu kanser hastası Fatma Özbay’ında tedavisinin yapılmadığını aktaran Kayacı, “Bu dönemde hastaneye götürülmüyor. Kendisi Meme kanseri ve bir memesi alındı. Diğer memesinde kitle var. Diğer memesindeki kitlenin kanser hücresi mi değil mi onun tespiti yapılmadı. Eğer kanser hücresiyse bu kadın gerçekten ölüme terk edildi. Belki de hızlı bir müdahale ile çözülecek meselenin şuan Fatma arkadaşın yaşamına mal olabilecek bir durumda” diye belirtti. Cezaevinde siyasi tutukluların 4 koğuşu bulunduğunu hatırlatan Kayacı, idarenin bir koğuşu “Karantina odası” yapacaklarını söyleyerek boşalttığını söylediğini aktardı. Koğuşlarda 18 kişinin kaldığını belirten Kayacı, “4’üncü koğuşa dışarıdan gelen tutuklular 14 gün boyunca kalacak ve mazgaldan ateş ölçümü yapılacak” diye kaydetti.

250 MİLİGRAMLA HİJYEN!

18 kişinin kaldığı koğuşa temizlik malzemesi olarak haftada bir defa 250 miligram çamaşır suyu verdiğini ifade eden Kayacı, virüse karşı kendi önlemlerini kendileri aldığını söyledi. Adalet Bakanlığı’nın cezaevlerinde önlemlerin alındığı sözlerinin gerçeği yansıtmadığını dile getiren Kayacı, infaz düzenlemesiyle de siyasi ve hasta tutukluların ölüne terk edildiğini ifade etti.

MASKE ÜCRETLİ SATILIYOR

Koronavirüsle mücadele tedbirleri kapsamında dışarıda ücretsiz dağıtılan maskelerin cezaevlerinde 7 TL satıldığının altını çizen Kayacı, şunları söyledi: “Biz cezaevi yetililerine ısrarla ücretsiz dağıtıldığını söyledik. Adalet Bakanlığı’na ve PTT Şube Müdürlüklerine dilekçe yazdık ama onun sonuçlarını alamadık. Ben tahliye olunca sadece bir maske ve bir eldiven verdiler ve bunu da dilekçe yazdırarak verdiler. Birde çıkarken de işte ateşimi ölçütüler ve benden koronavirüsün herhangi bir belirtisini taşımıyorum ibareli bir belge imzalatmaya çalıştılar. İtiraz ettiğimde de işte şuan için size test yapma olanağımız yok.”

Haber Bilal Macit