• Çar. Eki 28th, 2020

İMC Haber 24

Haber sokakta, haber yerde!

Doku’nun avukatı Çimen: İntihar yok cinayet var

Gülistan Doku’nun Avukat Ali Çimen bilirkişi raporunun ikinci kısmını açıkladı: “Bilirkişi raporuyla kanıtlandı: Gülistan alıkonuldu, tehdit edildi. Polis tutanağı düzmece, şüpheli aile yalan söyledi.’

Gülistan Doku’nun 5 Ocak’ta şüpheli şekilde kaybolmasına yönelik bağımsız bilirkişi raporunun ikinci kısmı açıklandı. Rapor, Doku’nun kaybından önceki iki günde yaşanan gerçeklerin nasıl örtbas edildiğini, sorumluların nasıl gizlendiğini net bir şekilde açığa çıkardı. Buna göre; Doku’nun ‘intihar ettiği’ ısrarı uyduruk bir tutanağa dayanıyor ve başından beri barajda aranması boşuna. Doku’nun intihar ettiğine dair tutulan tutanak ise şüpheli Zanyal Abarakov’un polis babası Engin Yücer’in çalıştığı asayiş şube tarafından hazırlanmış. Yanı sıra baş şüpheli Zaynal Abarakov, polis üvey babası ile annesi, Doku’nun kaybolmadan önceki son iki günüyle ilgili yalan ifade vermiş.

BELGELER DOKU’NUN AKIBETİNİ AÇIKLIYOR
Geçtiğimiz haftalarda Gülistan Doku’nun şüpheli kaybıyla ilgili bazı görüntülerin ve HTS kayıtlarının bağımsız bilirkişi tarafından incelediği raporu açıklanmıştı. Açıklanan raporun birinci bölümünde Doku’nun erkek arkadaşı Zaynal Abarakov’un Doku’yu kaybolmadan bir gün önce alıkoyduğu, tehdit ettiği ve uyarıda bulunduğu ortaya çıkmıştı. Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, şüpheli Zaynal Abarakov’un tutuklanması talebinde bulunmuştu. Tutuklanma talebi savcılık tarafından reddedilmiş ancak Abarakov’un polis zoruyla getirilmesine karar verilmişti. Bu önemli gelişmeler sıcaklığını korurken, Avukat Ali Çimen bilirkişi raporunun ikinci kısmını Yeni Yaşam gazetesine açıkladı. Avukat Çimen’in belgeleriyle açıkladığı rapordaki gelişmeler, Doku’nun akıbetini açıklar nitelikte.

KÖPRÜDEKİ YEŞİL PARKALI
Raporla ilgili görüştüğümüz Avukat Çimen, talepleri doğrultusunda hazırlanan bilirkişi raporuyla ilgili çarpıcı açıklamalarına başlamadan önce şu uyarıyı yapıyor: “Ne Doku ailesi ne de ben başından itibaren Gülistan’ın barajda aranması gerektiğini düşündük. Bunu net bir şekilde söylemek istiyorum.” Ardından talep ettikleri raporla ilgili ayrıntılara geçiyor Çimen ve Gülistan Doku’nun akıbetiyle ilgili çok önemli bilgiler aktarıyor. Şöyle diyor: “Gülistan’ın 5 Ocak’ta, saat 12.21’de telefon sinyalinin köprüde kesildiği belirlenmişti ya. Buna göre de Gülistan’ın o saatlerde baraja atladığı ve intihar ettiği iddia edilmişti. İşte bu iddiayı çürüten tanıklar ve deliller netleşti bu raporla. Şöyle ki; Gülistan köprüdeyken 12.23’te bir araç köprüden geçiyor. Geçerken Gülistan’ı görüyor. Hatırlarsınız köprüde oturmuş, yeşil parkalı kafası öne eğik bir görüntü vardı. Gülistan’ın başından beri barajda aranma çalışmalarının en temel sebebi o görüntü ve o görüntüye dayanarak asayiş şubenin hazırladığı tutanaktı. Ve bu tutanağı hazırlayan asayiş şube aynı zamanda şüpheli Zaynal Abarakov’un polis babası Engin Yücer’in çalıştığı şubedir.”

KARADAKİ ARAMALAR DURDURULDU
Zaynal Abarakov’un polis babası Engin Yücer’in çalıştığı asayiş şubenin bu tutanağı 24 Ocak’ta hazırladığını söyleyen Çimen, şöyle devam ediyor: “Tutanakta saat 12.21 sıralarında bir parlama olduğunun görüldüğü, bir nesnenin suya düşmesi sonucu suyun yukarı doğru fırladığı değerlendirilmiş. Tutanaktaki bu değerlendirme baz alınarak Gülistan’ın karada aranma çalışmaları bırakıldı. Israrla Gülistan’ın köprüden baraja atladığı söylendi ve aramalar baraja yönlendirildi. Ailenin ısrarla ‘Bizim kızımız intihar etmedi, bu şüpheli aile tarafından öldürüldü’ demesine rağmen savcılık ve ilgili bütün kurumlar asayiş şubenin hazırladığı tutanağa göre hareket etti. ‘Gülistan bu suya atladı, biz araştırmalarımızı yapıyoruz, size kızınızı vereceğiz’ dediler ve bu aramalar ancak 190 gün sonra durduruldu.”

TUTANAKLA RAPOR UYUŞMUYOR
Avukat Çimen bu önemli bilgileri verdikten sonra, asayiş şubenin hiçbir bilimsel veriye, delile dayanmayan tutanağının, bağımsız bilirkişinin hazırladığı bilimsel çalışmayla nasıl çürütüldüğünü anlatıyor sırasıyla. Çimen, “Asayiş şubenin tutanağına göre, Gülistan’ın telefonunun sinyali köprüde 5 Ocak’ta saat 12.21’de kesildi ve Gülistan suya atladı. Dolayısıyla bu bir intihardı. Ben dosyaya dahil olduğumda bunun çok sağlıklı olmadığını, baş şüpheli Zaynal Abarakov’un babasının asayiş şubede görev aldığını, bunun asayiş şubeye sirayet ettiğini, orayı etki altına alabileceğini beyan ettim. Asayiş şubenin yaptığı bütün işlemlerin tarafsız bir bilirkişi tarafından tekrar yapılması gerektiğini de ama bu taleplerimize rağmen tutanaktaki sadece bu köprüdeki bölüm, yani Gülistan’ın suya atladığı ile ilgili o görüntü ve bölüm kabul edildi.” Sonrasında savcılığın kararıyla özel ve tarafsız bilirkişinin raporu iki bölüm halinde hazırladığını söyleyen Çimen raporda, asayiş şubenin tutanağının kati şekilde çürütüldüğüne dikkat çekiyor.

İKİ TANIK VAR
Çimen’in aktardığına göre; savcılığa kendi iradeleriyle iki kişi geliyor. Munzur Üniversitesi’nde işçi statüsünde çalışan bu iki kişi, Doku’nun köprüden baraja atladığının iddia edildiği gün Munzur Üniversitesi’nde 16.40’a kadar çalıştıklarını, 16.40’ta çıktıklarını ve bir araçla kente doğru hareket ettiklerini söylüyor. Çimen, gerisini şu ifadelerle anlatıyor: “Bu iki kişi kente doğru hareket ederken Gülistan’ı görüyor. Gülistan’ın 16.40 sıralarında köprüden yavaşça okula doğru yürüdüğünü gördüklerini, hafiften yağmur yağdığını söylüyorlar. Rapora göre, bu iki kişinin söyledikleri doğru çıktı. Görüntülerde bu iki kişinin araçlarının o saatlerde şehre girişleri ortaya çıktı. Yani bu iki kişinin söyledikleriyle kayıtlar uyumluydu. Yani Gülistan’ın 12.21’de asayiş şubenin tutanağına göre köprüden atladığı iddiası kesin bir şekilde çürütüldü. Gülistan’ın telefon sinyalinin 12.21 gibi köprü üzerinde kesilmesini de şarjının bitmiş olmasıyla açıklıyoruz. Çünkü bir gece önce yurda gidmemiş, hocasında kalmıştı.”

‘ASAYİŞİN TUTANAĞI DÜZMECE’
Rapora göre, Doku’nun, asayiş şubenin iddiasının aksine saat 12.21’den sonra da yaşadığı netleşmiş oldu ve “intihar etti” iddiası da çürütüldü. Bilirkişi raporuyla asayiş şubenin ‘intihar’ tutanağının düzmece olduğunun ortaya çıktığına dikkat çeken avukat Çimen, “Rapora göre kesinlikle köprüden atlayan biri yok. Yani asayiş şubenin hazırladığı raporun düzmece olduğu ortaya çıktı. Bugüne kadar Gülistan’ın intihar ettiği iddiası bu tutanağa dayandırılıyordu. Bizim bütün taleplerimizde de her zaman önümüze bu tutanak konuyordu” ifadelerinde bulunuyor.

‘GÜLİSTAN’A MESAJ ATILDI’
Raporda, şüpheli Abarakov, annesi ve polis olan babası Engin Yücer ile ilgili önemli gelişmeler de netlik kazandı. Çimen, Doku’nun kaybolmadan önceki günde yaşananların bizzat polis ve şüpheli aile tarafından ört bas edildiğini rapordaki belgeler, tanıklar ve delillerle anlatıyor. Çimen, “Gülistan 4 Ocak’ta ilk defa bir pastanede çalışmaya başlıyor. Bu pastane de şüpheli Zaynal Abarakov’un ailesiyle yaşadığı binanın altında. Gülistan çalışmaya başladığı gün, Gülistan’ın patronunun ifadesine göre; akşam saat 19.00 sıralarında şüpheli Zaynal Abarakov pastaneye geliyor, Gülistan’ı görünce dışarı çıkıyor. Ardından saat 20.00’de Gülistan’a mesaj atıyor Zaynal ve bu mesaj Zaynal’ın babası Engin Yücer adına kayıtlı telefondan atılıyor. Kayıtlarda var bu. Saat 20.07’de ise aynı telefondan Gülistan aranıyor. O da patronundan izin alarak çıkıyor ve Zaynal’ın evine giriyor. Eve girdikten 1 saat sonra Gülistan hızlıca evden çıkıyor, arkasından da Zaynal peşine düşüyor. Bu ayrıntıların da hepsi kamera kayıtlarında var” diye aktarıyor.

‘ZAYNAL, ANNESİ, BABASI HEPSİ YALAN SÖYLÜYOR’
Gülistan Doku’nun Zaynal Abarakov’un evinden ayrılmasının ardından bir kişinin 155 polis hattını aradığını söyleyen Ali Çimen, bunun nedeninin de bu kişinin Zaynal Abarakov’un Gülistan’ı zorla bir arabaya bindirmeye zorladığını gördüğü için olduğunu söylüyor. Şöyle devam ediyor Çimen: “Vatandaşın 155’i aramasıyla polis geliyor olay yerine. O gelen polislerden biri de Zaynal’ın polis babası Engin Yücer’i arıyor. Normalde alıkoyma ve bu tür takip şikayete bağlı olmadan işlem yapılan olaylardır ama polis işini yapmıyor. Engin Yücer gelince oradaki polisle görüşüyor ve bunun ardından bir tutanak tutuluyor. Ardından Zaynal serbest bırakılıyor. Yani bu tutanakla görevi kötüye kullanma suçu işlenmiş.” Bütün bu olan biten önemli olaylarla ilgili verdikleri ifadelerde ise ne Zaynal Abarakov’un ne babasının ne de annesinin bu yaşananları anlattığını söylüyor Çimen. Diyor ki: “Hepsinin ifadesi yalan çıktı. Hiçbiri ifadelerinde o gece olanları anlatmamış. Ne Zaynal’ın Gülistan’ı takip ettiğini ne zorla arabaya bindirmeye çalıştığını ne de polisin geldiğini. İfadelerinde birbirlerinin yalanlarıyla ilgili tutarsızlıklar da var. Düşünün sadece Zaynal ve annesi değil, polis babası da yalan söylüyor.”

‘POLİS NEDEN YALAN SÖYLER?’
“Peki biz 4 Ocak gecesi Zaynal’ın Gülistan’ı zorla arabaya bindirmeye çalıştığını, olayın örtbas edildiğini nasıl öğrendik?” diyen Çimen, hem 155’i arayan tanığı hem de Gülistan’ın olaydan sonra geç kaldığı için yurda gidemeyerek geceyi geçirdiği hocasını işaret ediyor. Çimen, “Gülistan o gece zaten yurda gidemedi, geç saat olduğu için üniversiteden Hatice hocasının evine gitmek zorunda kaldı. Hocasına da yaşadığı her şeyi anlattı. Olayı gören bir de tanık var. Yani bir insan hem de polis olan biri niye yalan söyler, böyle bir olayı niye gizler? Bu insanlar 4 Ocak gecesi olan olayları gizledilerse biz bu insanların 5 Ocak’ta yani hemen ertesi gün olanlarla ilgili söylediklerine neden itibar edelim? Ya da savcılık niye itibar eder?”

‘YETERİNCE DELİL VAR’
Gülistan Doku’nun telefon sinyallerine göre, hocasının evinde o gece hiç uyumadığı bilgisini paylaşan avukat Çimen, ertesi gün yani Gülistan’ın kaybolduğu 5 Ocak gününü ise şöyle anlatıyor: “5 Ocak’ta Gülistan sabah saat 11.00 gibi evden çıkıp Zaynal’ın bulunduğu kafeye gidiyor. 8 dakikalık bu görüşmede Zaynal Gülistan’ı yine alıkoyuyor, tehdit ve ikazlarda bulundu. Bu bilimsel raporla kanıtlandı. Bu 8 dakikalık görüşme sonrasında Gülistan köprüye doğru yürüyor. Ondan sonrasını da anlattım zaten size.” Avukat Çimen, aradan geçen 7 ayın hayatta olan bir insan için makul bir süre olmadığını, bunun artık bir öldürülme olduğunun düşünülmesi gerektiğinin altını çiziyor. Çimen, “Gülistan gencecik 21 yaşında bir üniversite öğrencisiydi. İlişki içerisinde olduğu başka bir kimse yok, sorun yaşadığı kimse yok, sadece bir erkek arkadaşı var. Kadın cinayetlerinin birçoğu tanıdık erkekler tarafından gerçekleşiyor. Kaybolmadan bir gün önce de polislik olunmuş, alıkonulmuş, tehdit edilmiş. Sonraki sabah da 8 dakika boyunca fiziksel zorbalık uygulanmış Zaynal tarafından. Aslında yeterince delil var bu dosyada” diye konuşuyor.

‘BU BİR KADIN CİNAYETİDİR’
Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, Gülistan’ın kaybedilmesiyle ilgili bir başka detaya daha dikkat çekiyor: “Olan biteni gizleyen, yalan söyleyen, örtbas eden hepsi şüpheli olan aile, Gülistan Doku olayını özellikle başka tarafa çekmeye çalışıyor. Sanki olayda siyasi bir yön varmış algısı yaratmaya çalışıyorlar. Bu algıyı oluşturmalarındaki amaç da bu yolla kendilerine bir koruma alanı açmak. Bunu özellikle belirtiyorum, bu adice işlenmiş bir suç soruşturmasının konusudur. Zaten bizim iddiamız da bu yöndedir. Takip, tehdit, alıkoyma ve insan öldürme iddiasındayız biz. Bu bir kadın cinayetidir, herhangi bir siyasi boyutu yoktur.”

‘ÇEMBER DARALIYOR’
Ali Çimen’e, yasalara göre şüpheli Zaynal Abarakov’un babası Engin Yücer’in bu soruşturmayı yürüten, tutanak hazırlayan bir birimde çalışmaya devam etmesinin nasıl mümkün olduğunu soruyoruz. Çimen, çok net cevaplıyor: “Baş şüphelinin babasının o birimden alınması lazım. Bakın şöyle net bir örnek vereyim; savcı Gülistan Doku’nun kaybolduğu gün yani 5 Ocak tarihi için Engin Yücer’in araştırılması talimatı veriyor. Diyor ki, ‘Engin Yücer 5 Ocak’ta sabahtan akşam 12’ye kadar ne yaptı, nereye gitti? Araştırın.’ Polis ne yapıyor biliyor musunuz? Engin Yücer’i telefonla arayıp, ‘sen 5 Ocak’ta ne yaptın, dışarı çıktın mı’ diye soruyor. O da ‘hayır’ diyor, bunu koyuyorlar evrak olarak dosyaya. Yani böyle araştırma olur mu? Savcılığa, sizin talimatınız eksik yapıldı, sulandırıldı. Doğrusunu yapalım dediğimizde diyor ki, ‘yapamam.’ Sonuç olarak ne olursa olsun bu soruşturma çözülmeye mahkumdur. Birilerinin korunmasının da bir sınırı var, bir yere kadar korunabilir. Her yeni delille her yeni gelişmeyle çember daralıyor.”

‘ZORLA GETİRME KARARI’
Baş şüpheli Abarakov hakkında Çimen’in tutuklama talebini reddeden savcılık, bunun yerine ifadesinin yeniden alınmasıyla ilgili polis zoruyla getirilme kararı vermişti. Bunun anlamını da soruyoruz Ali Çimen’e. Şöyle açıklıyor: “Zaynal getirilecek, dosyadaki ayrıntılar sorulacak. Verdiği cevaplara, tutarlılığa göre de ya tutuklanacak ya serbest bırakılacak ya da adli kontrol şartlarına karar verilecek. Sonuçta bir intihar algısı yaratılmıştı başından beri ama o intihar iddiası çöktü çıkan bilirkişi raporuyla. Öyleyse ne oldu sorusu çıktı ortaya. Ben inanıyorum bir suçlama gerçekleşeceğine. Ayrıca savcının araştırma yaptığı daha pek çok yön var.”

Kaynak: Etha

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir