Garo Paylan: ‘Kürt sorunu çözülmeden…’

0

HDP Eş Genel Başkanı Yardımcısı Garo Paylan, Kürt sorunu çözülmeden ve ayrımcı politikalar son bulmadan refahın mümkün olmadığını söyledi.

HDP’nin 21 Ocak’ta başlattığı ‘İş ve Aş Buluşmaları’ programı kapsamında sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile görüşen heyette yer alan Paylan, halkın daha da yoksullaştığını ve borç batağına saplandığını belirtti.

“Bıçak kemiğe dayandı” yorumunu yapan Paylan, “Türkiye’de elbette işsizlik yaşanıyor. Resmi rakamlarda işsizlik Türkiye’de yüzde 12 gözüküyor ama geniş tanımlı işsizlik yüzde 25 ila yüzde 30 oranında fakat Diyarbakır’da her iki kişiden biri işsiz durumda. Türkiye’nin en dertli şehirlerinden birisidir Diyarbakır” ifadelerini kullandı.

Paylan’ın açıklamalarının satır başları şöyle:

“Diyarbakır, Türkiye’nin en politik şehridir. Diyarbakırlılar ülkede yürütülen politikalara hâkim ve farkında. Kürt sorunun çözülememesi hem kentin huzurunu kaçırmış hem de potansiyel refahını yok etmiş. Diyarbakır’ın tarım alanları bırakın kenti bütün bölgeyi doyurabilecek bir potansiyele sahip. Bütün bölge ülkelerine ihracat yapabilecek sanayi potansiyeli var, yıllık 5 milyon turisti ağırlayacak 12 bin yıllık hikayesi var, fakat kullanılamıyor. Kürt sorununun çözülmemesi ve ayrımcı politikalar son bulmadığı taktirde bu refah ortaya çıkmayacak. Bunu Diyarbakır’da işçisi, köylüsü, işvereni herkes söylüyor.

Bu sefer daha çok dinlemeye geldik. 14’e yakın toplantı yaptık ve yüzlerce kişiyi dinledik. 2021 yılı boyunca hedefimiz 82 ili dolaşmaktır. Yaptığımız toplantıların notlarını aldık ve bu notlarla politikalarımıza yön vereceğiz. Halkın gündemi ile partimizin gündemini örtüştüreceğiz. Yaptığımız toplantılarda da bunun örtüştüğünü gördük. Halkımız hem huzur talep hem barış hem de refah talep ediyor. Ekmek talebi de iş ve aş talebi de var. Biz bütün bu taleplerin nasıl karşılanacağını önümüze koyduk. Gördüğümüz şu; Türkiye’de ekmek küçük; yani az üretiyoruz hem de ürettiğimiz ekmeği adaletsiz bir şekilde paylaşıyoruz. Üretilen ekmeğin büyük bir kısmını saraya gidiyor. Ekmeğin kırıntılarını da halkın büyük bir çoğunluğu alıyor. Bunun için adaletli bir ekonomi programını önümüze koymamız gerekiyor.

Yeni yaşam ekonomisine ilişkin hem işçiye hem de işverene çağrımızı yaptık. Onlara ‘Gelin yeni yaşamın koşullarını oluşturalım, Diyarbakır’ın ekonomisini birlikte kaldıralım, birlikte bu potansiyeli ortaya çıkaralım’ dedik. Birlikte çalışma kararları aldık. Bu temaslarımızı sürdüreceğiz.

Türkiye’de ekonomik kriz var ama Diyarbakır’da derin ekonomik kriz var. Sokaklarda borç altında kalan çiftçiler, kepenk kapatma derecesine gelen esnaflar var. Esnaflar ve çiftçiler borcu borçla kapatamayacak durumda. Sanayicilerimiz kredilere ulaşamıyor. Sanayiciler, ‘bankaya gittiğimizde AKP’li birinden telefon gelmediği sürece kredi alamıyoruz’ diyor. Onlara tek adam rejiminin yarattığı tablodan bahsettik ve bu iktidardan kurtulmanın yollarını konuştuk. Biz ortaya koyduğumuz yeni yaşam ekonomisini tüm Türkiye’ye yaymak istiyoruz.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here