• Sal. Eki 20th, 2020

İMC Haber 24

Haber sokakta, haber yerde!

HDP sözcüsü Ebru Günay: “Edirne’den Hakkari’ye bir toplumsal mücadele kuşağı oluşturuyoruz”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, partisinin Genel Merkezinde basın toplantısı düzenleyerek ‘Demokratik Mücadele Programı”nın detaylarına, HDP’nin kapatma tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Günay, yürüyüşün demokrasi, barış ve adalet yürüyüşü olduğunu söyleyerek “Edirne’de darbeye Hakkari’de çözüme işaret edeceklerini” kaydetti. Günay’ın açıklamaları şöyle:

Edirne’den Hakkari’ye bir toplumsal mücadele kuşağı oluşturuyoruz

“Biz kendi işimize bakıyoruz; toplumun bizden beklentilerine cevap olmaya, halkımıza layık bir duruş sergilemeye çalışıyoruz. Hazırladığımız Demokratik Mücadele Programı Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarını kapsayan 3 aylık bir program. Demokratik Mücadele Programının ilk aşaması bir aylık bir süreyi kapsayacak şekilde planlanmıştır. Bu bir aylık aşamanın detaylarını bugün sizlerle paylaşacağım. 

Programımızın ilk aşamasında saldırıya maruz kalan, hedef alınan Iğdır, Kars, Batman, Siirt gibi il merkezleri Eş Genel Başkanlarımız ve beraberindeki heyetler tarafından ziyaret edildi; Diyarbakır’da saldırıya uğrayan diğer kurumlar ziyaret edildi ve görüşmeler yapıldı. Bu ziyaretlerde ilgili kesimlerin görüş ve önerileri alındı, karşılıklı istişarelerde bulunuldu. 

Programımızın ikincisi aşaması Darbeye Karşı Demokrasi Yürüyüşüdür. Bu eylem 15-20 Haziran tarihleri arasında olacak şekilde planlanmıştır. Darbeye Karşı Demokrasi Yürüyüşümüz biri Edirne diğeri Hakkâri olmak üzere iki koldan başlayıp Ankara’da sonlanacaktır. 

Türkiye’nin coğrafi olarak birbirine en uzak iki yakası olan Edirne ve Hakkari’nin sorunlarının ancak ortak mücadeleyle çözülebileceğine inanıyoruz. Edirne ve Hakkâri aynı zamanda halklar arasında eşit/özgür kardeşliği pekiştirmenin adı ve siyasi sembolleridir bizim açımızdan. Edirne’den Hakkari’ye bir toplumsal mücadele kuşağı oluşturuyoruz. Edirne ve Hakkari’den başlayan ve Ankara’da buluşacak iki yürüyüş kolu yerel halkların, ülkedeki kimliklerin ve inançların tümünün yaşadığı sorunları kesecek bir siyasi rotaya işaret etmektedir. Önceki dönem Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş’ın rehin tutulduğu Edirne Cezaevi önünde start verilmesinin amacı; cezaevlerindeki siyasetçiler, gazeteciler, aydın ve yazarlar ile cezaevlerindeki hak ihlallerine ve Meclis’te yaşanan son darbeye dikkat çekmektir. Hakkâri ise Kürt sorununun demokratik barışçıl çözüm iradesini göstermek için tercih edilmiştir.”

Yürüyüş güzargahları

“STK, demokratik kitle örgütleri ziyaretleri ve halk toplantıları ile yerelin talepleri dinlenecek ve bu yürüyüşe bileşen partilerimiz, STK ve DKÖ’lerin temsilcileri bazı siyasi partilerin sözcüleri katılacaktır. Bu amaç çerçevesinde yürüyüş kollarımızda belli bir güzergah esas alındı ve bazı duraklar tespit edildi. 15 Haziran’da Hakkari’den başlayacak yürüyüş Van, Amed, Adana güzergahını takip ederek 19 Haziran’da Ankara’ya ulaşacaktır. Edirne’de başlayacak yürüyüşte ikinci durak olarak İstanbul’un Anadolu ve Avrupa yakalarında devam edecektir. 16-17-18-19 Haziran İstanbul’un 3 bölgesinde kurumsal ziyaretler, işçi-emekçilerle fabrika ve atölyelerde buluşmalar ve halk buluşmaları gerçekleştireceğiz. İstanbul’dan çıkan yürüyüş kolu 19 Haziran’da İstanbul’dan yola çıkarak 20 Haziran’da Ankara’da olacaktır. Amed, Serhat, Çukurova gruplarımız Hakkari yürüyüş koluna dahildir. Ege, Karadeniz ve Marmara bölgeleri de Edirne Kolu Yürüyüşü içerisinde yer almaktadır.

Yürüyüş boyunca eylem ve etkinliklerimiz kent merkezlerindedir ve şehirlerarası yollarda yürümek gibi bir yöntemimiz yoktur. 20 Haziran günü Ankara’da buluşacak olan Darbeye Karşı Demokrasi Yürüyüşünün her iki kolunun katılımcılarıyla kitlesel bir açıklama yapılacak, yerelin talepleri ve beklentileri Ankara’da bütün yürüyüşçülerin katılımıyla kamuoyuyla paylaşılacaktır.”

Sınırları aşan bir Kürt düşmanlığı var

“Bizim yürüyüşümüz demokrasi, özgürlük, barış, adalet yürüyüşüdür; kesintisiz saldırılara karşı kesintisiz bir mücadeledir. Siyasi darbeye ve her türlü tasfiye, imha politikasına karşı direnme programıdır. Biz bugüne kadar Türkiye’de gerçekleştirilen hiçbir darbeye karşı sessiz kalmadık, hiçbir darbeci yönetimle uzlaşmadık, hiçbir darbecinin dümen suyuna takılmadık, AKP-MHP’nin darbeciliğine de eyvallahımız olmayacak. 15 Temmuz’da Meclis’i bombalayan zihniyetin hazırladığı iddianamelerle milletvekillerimizin vekilliklerinin düşürülmesi aynı darbeci anlayıştır. Her ikisine de aynı yerden karşı çıkıyoruz.

27 Mayıs darbesini yapanlar, 12 Eylül darbesine destek verenler, 20 Temmuz OHAL darbesini hayata geçirenlerin tamamı bugün partimize karşı Darbe İttifakı gerçekleştiriyor. Size çarpıcı bir gerçeği söylemek istiyorum; 15 Temmuz’da Meclis’i bombalayan zihniyetin hazırladığı iddianamelerle 4 Haziran 2020’de Meclis’in iradesine yeni bir siyasi darbe yapıldı. Son bir hafta içinde bu darbeciliğin sözcülüğünü yapanlara bakın, tamamının ortak noktası darbeden beslenmeleridir. Saray’da yer kapmak için partimize saldırıyorlar. Bu darbeci anlayış her yerde halklarımıza saldırıyor, Kürtlere düşmanlıkları sınır tanımıyor. Sınırları aşan bir Kürt düşmanlığı var. Üstelik bu saldırganlıklarını da insanlığa karşı suç işleyerek yapıyorlar. AKP-MHP iktidarının işgal ettiği Efrin’den her gün cinayet, taciz, tecavüz haberleri geliyor.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir