• Per. Kas 26th, 2020

İMC Haber 24

Haber sokakta, haber yerde!

İntiharın Eşiğinde ki Bir Kadının Yardım Çığlığı

 

Herkesten yardım istedim…Lütfen dönün artık. Haluk Levent’in güzel yüreğine seslenmek istiyorum: Lütfen Yardım et, son umudum, ışığa açılan son kapımsınız. Bu kapıyı kapatmayın.

Ayşe İşçi, 11 yıl önce eşini kaybettiğinde kızı henüz 3 yaşındaydı; hikâyesi ve yaşadığı trajedi bundan sonra başlıyor.
14 Yaşında bir kız çocuğu olan, kendisini ve ailesini geçindirmek zorunda olan bir anne yaşadıklarını İMC Haber24 editörü Bilal Macit’e anlattı.
İntiharın eşiğindeyim diyen bir kadının yaşadıkları ve talepleri elbette ki bizim içinde haber değeri taşıyordu. İnsan hayatının ve bir kadının yaşadıklarının söz konusu anlatımlarını dinleyince, ben de, okuyucularla buluşturmak istedim. Madem, kendisinin ifadesiyle çaldığı son kapı biziz, bu kapıyı Ayşe Hanım’a açmak bir gazeteci olarak görevim diye düşündüm.
Bilal Macit: Ayşe hanım, kısaca kendinizi bize ve okuyuculara tanıtır mısınız?
Ayşe İşçi: 38 yaşındayım. Hatay’da ikamet etmekteyim. Eşimi kaybettikten sonra çaresizce iş aradım. Sonunda bir iş bulup çalışmaya başladım, İşe gidip gelmek için bir araba aldım. Bunun için kredi çekmiştim.
2016 yılında iş yerinde patronum beni taciz etti. Özel isteklerde bulundu. Bu isteklere yanıt vermeyince beni işten çıkardı. Dul kadın oldunuz mu, bazı erkekler sizi av olarak görüyor maalesef. Ben, alın terimle dürüstçe çalışıp kızımı ve annemi geçindirmek isteyen emekçi bir kadınım. Erkekler niye böyle bakıyor? Biz onların cinsel açlıklarını gidermek için sanki yaşıyoruz: Bunu hissetmek bir kadın açısından ne kadar güç bir durum. Bütün psikolojim alt-üst oldu. Onların isteklerini karşılamazsanız ayakta duramayacaksınız, aç kalacaksınız sanki. Mutlak bir bağımlılık istiyor bu tür erkekler. Tüm erkekleri bu sepetin içine koymuyorum. Bunu belirtmek istedim, çünkü yanlış anlaşılmasın istiyorum.
Bilal Macit: İşsiz kalınca neler yaşadınız Ayşe hanım.
Ayşe İşçi: İşsiz kalınca işe gitmek için aldığım arabayı zararına sattım. Çocuğumu okutmak, evi geçindirmek, anneme bakmak için bankaya borçlandım. Çaresizsiniz çünkü. Yardım eli uzatan yok. Çevreme borçlandım.
Borcumu ödemek için yine borçlandım, çünkü işim yoktu
İşim olmayınca bankaya borçlandım, ev kirasını, kredilerimi, elektrik su parasını ödemek ve ailemi doyurmak için borçlandım. Çevremden borç aldım, banka borcunu kapatayım, evimin bütün masraflarını karşılayayım, çocuğumu okutayım diye. Ne sigortalı bir iş bulabildim ne de biriken borçlarımı ödeyebildim. Banka borcum 60 bin Tl oldu. Ardından hiçbir çıkış yolu bulamayınca tefeciye gittim. Çıkış olarak gördüm. Borç aldım. İş bulamamak beni umutsuzluğun zirvesine taşıdı. Borcu borçla kapatmak…
Anlatamam nasıl zor günler geçirdiğimizi. İş bulamayınca tefeciye de ödeyemedim borcumu. Faiziyle birlikte 20 bin TL borç yaptım. Ayda 1.800 TL ödemem gerekiyordu. İş yok, güç yok. Ödeyemeyince tefeci tehditleri başladı. Bir kadının çaresizliği işte böyle oluyormuş. Denize düşen yılana sarılır misali. Türkiye’de ki ekonomik kriz, bu son yaşanan koronavirüs ile birlikte yaşamın tamamen durma noktasına geldi. Ben tek olsam, bir çaresine bakardım. Fakat bakmam gereken bir kızım ve annem vardı. Tefeci beni tehdit etmeye devam ediyor. Korkuyorum, kızıma yansıtmamaya çalışıyorum. İş arıyorum olmuyor. Olmuyor, olmuyor!
Bilal Macit: Şimdi, nasıl geçiminizi sağlıyorsunuz peki?
Ayşe İşçi: Sigortasızım, ara sıra temizliğe gidiyorum. Neredeyse saklanarak çalışıyorum. Korkuyorum çünkü.
Geceleri hiç uyuyamıyorum. Tedirginlik, psikolojimi iyice alt üst etti. Futbolculara, hayırseverlere, Haluk Levent’e ulaşmaya çalıştım. Hiç kimse ulaşamadım, ulaştıklarım da dönüş yapmadı. Özellikle Haluk Levent’ten çok umutluydum. Fakat twitter hesabında DM’i kapalı olunca Haluk Bey’e de ulaşamadım.
Çaresizlik girdabının içine düştüm. Defalarca intihar etmeyi düşündüm. Defalarca, artık buraya kadar Ayşe, dedim. Sonra, geriye baktım, bir kızım var. Durdum. Fakat artık, ne anneme ve ne de kızıma bir şey veremiyorum. Geriye dönüp baktığımda onları nasıl kurtaracağımın yanıtını bulamıyorum. Bulamayınca artık geriye o kör noktaya doğru yürüyorum. Son bir çare olarak size ulaşmaya çalıştım. Sizden önce o kadar çok kapı çaldım ki. Lütfen borç verin, borcumu kapatayım, size çalışarak borcumu öderim dedim. Derdimi dinleyin dedim. Kimseye ulaşamadım. Bu yardım işleri yoksa göstermelik mi, reklam mı diye düşünmeye başladım. Benim gibi kadınlara yardım edilmezse eğer, kime yardım ediyorlar diye düşünmeye başladım. Bir kere beni dinleyin, derdimi dinleyin. Dinleyen olmadı. Size de intihar edeceğimi söyledim. Allah razı olsun bin kere, bana döndünüz. İnsan hayatı, bir kadının hayatı bizim için çok önemli dediniz. Size dedim, ben dolandırıcı değilim. Beni gelip araştırsınlar. Bana el uzatsınlar.
Bilal Macit: Son olarak, demek istediğiniz bir şey var mı, Ayşe Hanım?
Ayşe İşçi: Çok teşekkür ederim, Bilal Bey. Sizin aracılığınızla İMC Haber24’e teşekkür ederim. Son olarak, Yardım edin diyorum. Haluk Levent’in güzel kalbine seslenmek istiyorum. Biliyorum, omzunuzda ki yük ağır. Lütfen haykırışımı duyun! Lütfen, artık son eşikteyim. Çaresizim. Kızımı bırakıp gitmenin sınırındayım. Lütfen, ses verin. Lütfen, elimden tutun. Lütfen yardımıma gelin. Lütfen, beni dipsiz kuyudan çıkararak, bu karanlıktan kurtarın. Son çaremsiniz. Duygu sömürüsü değil bu haykırışım. Son kez hayatın kapısını çalıyorum işte. Hoş çakalın!

 

Haber Bilal Macit

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir