• Sal. Eki 20th, 2020

İMC Haber 24

Haber sokakta, haber yerde!

Selahattin Demirtaş’ın Savunması: Vicdanım rahattır

Demirtaş’ın Edirne Cezaevinden SEGBİS yoluyla bağlandığı duruşma görüldü

Demirtaş, kayıtlara girmesi için farklı tarihlerdeki konuşmalarının bilirkişiden gelen tam çözümlerini okudu. Konuşmalarının arkasında olduğunu belirtti.

Selahattin Demirtaş’ın Savunması

Demirtaş: Siyasetçiler, siyasi çözüm üretme noktasında halka karşı borçludurlar. Ben bu açıdan kendimi sorumlu tutuyorum. Yoksa ceza kanunu açısından hesap vermemi gerektirecek bir şey yapmadığımdan eminim. Vicdanım rahattır.

Demirtaş: Ülkede huzuru, güveni, barışı sağlamakla görevli, millet tarafından seçilmiş Hükümet ne yapıyordu o dönemde? Ben mi başbakandım? Figen Hanım mı başbakandı? HDP mi iktidardaydı? Erdoğan cumhurbaşkanı, Davutoğlu başbakandı. Bütün kontrol ve yetki onlardaydı.

Demirtaş: Sokağa çıkma yasağı ilan edilen yerlerdeki askeri operasyonların yetkisi de onlardaydı. İddia ediyorum, diyalog kurulabilseydi tek bir insanın burnu kanamadan hendekler, barikatlar kapatılabilirdi. Ne yıkım olurdu ne ölüm. Ama bu, AKP’nin işine gelmiyordu.

Demirtaş: Bakın halen, Diyarbakır Sur ilçesinin bazı mahallerinde sokağa çıkma yasağı var. Orada insanların neler yaşadığını anlatmak, onların sesi olma noktasında ahlaki ve vicdani, hiç mi sorumluluğumuz yoktu? Biz bunu yerine getirmeye çalıştık.

Demirtaş: AKP iktidarı katliam yaptı, katliam. Sivil insanlar öldürüldü. Çocuklar öldürüldü. Bunları söyledim diye 3-4 tane Davutoğlu’na, 4-5 tane de Erdoğan’a hakaretten ayrıca yargılanıyorum. Burada da tekrar ediyorum, katliam yaptınız, Hükümet olarak.

Demirtaş: Peki, o operasyonları yöneten komutanlar neden 15 Temmuz sonrasında darbecilikten tutuklandı? Bu insanlar Meclis’i bombalayacak kadar gözlerini karatmışlardı da Cizre’de, Sur’da tek bir sivile bile zulüm etmemişler midir? Ben bunu söyleyince suçlu mu oluyorum?

Demirtaş: Davutoğlu’ndan rica ettim, Taybet Ana’nın cenazesinin sokaktan alınması için. Bir cenaze sokak ortasında nasıl kalır? 7 günden sonra aile güç bela cenazeyi alabildi, bir kişi de öldü. Ve ben, bu konuları konuştuğum için yargılanıyorum. Bunu yapanlar yargılanmadı.

Demirtaş: Biz çıkıp barıştan söz ediyorduk. Ama dönüyorduk, akşam bütün televizyon kanallarında “HDP’den kaosa destek”. Savcılar da iktidarın siyasi hedefleri doğrultusunda fezlekeler hazırlıyorlardı.

Demirtaş: Kimileri hendekleri barikatları desteklemekle, kimileri de desteklememekle eleştirdi. Biz o yıkımları durdurabilmeliydik. İki tarafı da ikna edebilmeliydik. Siyasi sorumluluğumuz var. Halkıma karşı bunun mahcubiyetini duyuyorum.

Demirtaş: Cizre bodrumlarında yaşananları nereye kadar saklayacak ki bu ülke? Bilin ki, aralarında küçük bir silahlı grubun da olduğu, sayılarını bilemiyorum 8 ya da 10, ama çoğunun silahsız olan yaklaşık 120 kişi, Cizre’de iki apartmanın bodrumunda sıkıştırıldı.

Demirtaş: Telefonla görüştük. Diyorlardı ki “Biz silahsızız, çıkmak istiyoruz ama başımızı çıkardığımız anda ateş ediyorlar.” Biz de Bakanlık ile konuşup diyorduk ki “Ateş edilmesin ki çıkabilsinler.” Bakanlık da saatlerce uğraşıp sonra bize dönüp “Tamam, çıkabilirler” diyordu.

Demirtaş: Aradan yarım saat geçmiyordu, bodrumdakiler arayıp “Çıkmayı denedik, ama ateş açtılar” diyorlardı. Yani oradaki güvenlik bürokrasisi ne Bakanlığı takıyordu ne de Hükümeti. İçişleri Bakanı Efkan Ala “Oralarda kontrolümüz dışındaki güçler olduğu anlaşılıyordu” demişti.

Demirtaş: Yaklaşık 120 kişi. En son hepsini yaktılar orada, yaktılar. 2015 yılında. Hitler’in fırınlarından, 1940’lardan söz etmiyorum. Cizre’de oldu bu. Ve siz, açıklamalarımızdan dolayı bizi, terör örgütü yöneticiliğinden yargılıyorsunuz.

Demirtaş: Vahşi katliamlar yapıldı. Bunu söylemeyelim mi? Terör propagandası, Başbakana ve Cumhurbaşkanına hakaret davaları açılacak diye bu acı gerçeği görmezden mi gelelim? Hadi ben görmezden geleyim, zannediyor musunuz ki halk unutuyor?

Demirtaş: Bir karar verilmişti. Emin olun, o gençler deselerdi ki hendekleri kapatıp barikatları kaldıracağız, Hükümet diyecekti ki hayır. Çünkü lazımdı. Büyük bir fırsat olarak görüyorlardı.

Kaynak : DemirtasSavunma

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir