• Çar. Eki 28th, 2020

İMC Haber 24

Haber sokakta, haber yerde!

Temelli’den toplumsal barış çağrısı

Cumhurbaşkanlığı sistemini eleştiren Temelli, hükümetin, sistemi revize etme söylemlerini eleştirerek ‘Bir hastalık olarak değerlendiriyorlar ki MR’dan bahsediyorlar. Evet, bu bir politik hastalıktır’ dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Örgütü öncülüğünde, “Demokratik Siyasetle Faşizmi Yıkalım Türkiye’yi Demokratikleştirelim” şiarıyla Kadıköy Evlendirme Dairesi’nde Marmara Bölge Konferansı düzenledi. Konferansa HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Halkların Demokratik Kongresi Eşsözcüleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ile Sedat Şenoğlu, HDP milletvekilleri, HDP Marmara Bölgesi il ve ilçe yöneticileri katıldı.

Divan başkanlığına HDP Örgütlemeden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Dersim Milletvekili Alican Önlü, HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Esengül Demir, HDP Parti Meclisi Üyeleri Hatice Ödemiş, Mahmut Çavlı ile HDP Gençlik Meclisi Üyesi Merve Öztep seçildi.

HDP Eşbaşkanı Temelli, burada yaptığı konuşmada “Geçmişteki eksiklerimizden, geçmişte yaptığımız hatalardan dersler çıkaracağız ama geçmişteki başardıklarımızı ve yine katkıları da önümüzdeki sürece taşıyacağız” dedi.

HDP’de birleşme çağrısı

Toplumu savunmak gerektiğine işaret eden Temelli, mevcut sorunlara dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Gelin hep beraber HDP’de siyaseti toplumsallaştıralım, toplumu siyasallaştıralım. Bu çabamızla mücadelemizi büyütmeye, örgütsel yapımızı güçlendirmeyi sürdürüyoruz. Çünkü Türkiye’ye dönüp baktığımızda Türkiye siyaseti öyle bir açmazın içine girmiştir ki adeta Türkiye’yi ve Ortadoğu’yu çürütmektedir. Bugün Akdeniz’den Ortadoğu’ya kadar olumsuz siyasi dalganın üretildiği bir mecraya dönüşmüştür.”

Temelli, çürümüşlük yaşandığına dikkat çekerek “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi denilen sistem Türkiye’nin bırakın sorunlarını çözmek, sorunlarına sorun katar” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı sistemine eleştiri

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin sadece son 1 yılın ortaya çıkardığı bir tablo olmadığını sözlerine ekleyen Temelli, şöyle devam etti: “Son 40 yılın bakiyesidir. Yani 12 Eylül aklının bakiyesidir. Cunta generallerinin hayalini kurduğu ama hayata geçiremediği şeyi bugünkü iktidar hayata geçirmeye çalışmaktadır. Faşizmi kurumsallaştırmak, diktatöryal rejimi inşa etmek için Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi denen uydurma sistemi topluma, emekçilere, kadınlara dayatıyorlar. Toplumun aklıyla alay edercesine de dönüp diyorlar ki bu sistem daha 1 yaşında, sistemi eleştirmek için erkendir. ‘Sorun varsa rehabilite ederiz, MR’ını çekeriz’ diyorlar. Demek ki bir sorunun olduğuna onlar da ikna olmuş. Bir sorun var, bir hastalık var. Bir hastalık olarak değerlendiriyorlar ki MR’dan bahsediyorlar. Evet, bu bir politik hastalıktır. Bunun çözümünü MR çektirerek bulamazsınız. Bunun çözümü demokrasidir, yani Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden kurtulmaktır.”

HDP’nin rolüne vurgu

Bu sistemin içinden çözüm üretmenin beyhude bir çaba olduğuna dikkat çeken Temelli, “Tam da topluma bunu anlatmak için, toplumu bu konuda ikna etmek için önemli bir uğrak vardı önümüzde o da 31 Mart seçimleriydi. 31 Mart seçimlerine giderken ortaya koyduğumuz strateji ile aslında biz bu 40 yıllık sürecin değerlendirmesini yaptık. Aslında 17 yıllık AKP iktidarı döneminin ve HDK ile başlayan kendi sürecimizin de değerlendirmesini yaptık. Bütün bunlarla Anayasa referandumu, 24 Haziran ve 31 Mart seçimlerini birlikte değerlendirdiğimizde güçlü bir stratejiyi ortaya koyduk. Müdahale etmemiz gerekiyordu, müdahale ettik. Böyle gelmiş ama böyle gitmez dedik” sözlerini kullandı.

Toplumsal barış çağrısı

Toplumsal barışı büyütmek zorunda olduklarını vurgulayan Temelli, sözlerine şöyle devam etti: “Bir an önce tüm siyasi tutsaklar, fikirlerinden dolayı cezaevinde olan herkes, gazeteciler, akademisyenler özgür kalmalıdır. Toplumsal barış adına, Demokles’in kılıcı gibi halkların, kadınların, emekçilerin üzerinde sallanan bu TMK lağvedilmelidir. Biz bize kurduğumuz bir barış kalıcı olamaz. Suriye, Irak barışı için de adım atmalıyız. Suriye halkları, Irak halkları kendi kaderlerine kendileri karar vermelidir. Suriye ve Irak’a sürekli savaş ihraç etmemeli, artık sınır ötesi operasyonlarla oradaki halkları yerlerinden yurtlarından etmemeliyiz. Savaş politikalarına son verilmelidir. Bunun yolu bütün toplumsal kesimlerin savaş karşısında bir araya gelmesi ile mümkündür. Demokrasiyi istemek, barış istemektir, barış istemek hem kendiniz için hem de bütün insanlık için istemektir. Suriye halkları için istemektir, Irak halkları için istemektir”

Temelli, “Hakikatin gücünü yaratmak için gelin yan yana demokrasi ittifakında buluşalım hem toplumsal barış için hem de toplumun bir arada yaşama iradesini ortaya koyacak gelecek için bir anayasal buluşmayı gerçekleştirelim. Hem bugün için mücadele hem gelecek için müzakere zamanıdır” diyerek bunun başarmanın mümkün olduğunu söyledi.

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir